Anasayfa Hizmet Politikamız Tetkiklerimiz Anlaşmalı Kurumlar Kampanya-Bülten Görsel Arşiv İletişim

Fazla kilonun zararları
Anasayfa » Makaleler » Fazla kilonun zararları

Fazla Fazla kilonun zararları; o Fiziki görüntüde bozulma, psikolojik stres (özgüven azlığı, aşağılık kompleksi, sosyal hayattan uzaklaşma, anksiyete, depresyon) o İnsülin direnci, diyabet o Hipertansiyon, koroner kalp hastalığı, felç o Fazla kiloluların %60’ında hipertansiyon var o Fazla kilolularda kalp ve damar hastalıklardan ölüm oranı fazla kilolu olmayanlara göre 4 kat fazla. o Kan yağlarında yükselme, karaciğerde yağlanma ve büyüme, safra kesesi hastalıkları, reflü özafajit o Erişkin şişmanların %57-75’inde, çocuk şişmanların %23-50’sinde hepatosteatoz görülüyor o Karaciğer yağlanması belirtisiz olabileceği gibi, halsizlik, yorgunluk, sağ üst kadranda dolgunluk hissi, karaciğer enzimlerinde yükselme gibi bulgular eşlik edebiliyor o Hepatosteatozlu hastaların %59’unun durumunda zaman içerisinde bir değişiklik olmuyor. %13’ünde spontan iyileşme görülyor. %28 vakada ilerleme ve siroz ortaya çıkıyor. o Fazla kilolularda safra kesesi taşı oluşma oranı fazla kilolu olmayanlara göre 3 kat fazla o Kanser (kadınlarda meme, rahim, safra kesesi; erkeklerde prostat, kalınbarsak) o Özellikle omurga, diz ve kalça başta olmak üzere eklemlerde kireçlenme, topuk dikeni ve gut o Apne, horlama, uyku bozuklukları, astım, solunum zorluğu o Varis o Adet düzensizlikleri, PCOS, kısırlık, erkekte cinsel istekte ve testeronda azalma, kadınlarda testosteronda artma o İdrar kaçırma, proteinüri (fazla kilolu erkeklerin %29.3’ünde insülin yüksekliğine bağlı olarak ortaya çıkıyor) o Selüllit, folikülit, ciltte mantar ve bakteriyel enfeksiyonlar o Gebelik komplikasyonları o Ameliyatlarda artmış komplikasyon riski o Vücut direncinde düşme Obezitede hangi tahliller yapılır? · TSH, T3, T4 · Açlık kan şekeri, tokluk kan şekeri, OGTT (oral glukoz tolerans testi) · Kan yağları · Karaciğer enzimleri · Kanda ürik asit · Kanda kortizol, ACTH, 24 saatlik idrarda serbest kortizol · Tam kan sayımı · Kalsiyum, Magnezyum, Selenyum, Kalsiyum · EKG · Ailevi durumlarda leptin · Tam idrar tetkiki · PCOS şüphesi varsa FSH, LH, testosteron · Batın US (hepatosteatoz yönünde) · Kanser araştırması için gaitada gizli kan, erkeklerde PSA İnsülin: · Pankreasın Beta hücrelerinden, kan şekeri seviyesine göre ayarlanarak salgılanır. o İlk faz insülin salgısı: kan şekerinin artmasıyla ilk 1-2 dakikada hızlı bir şekilde salgılanır. 3-7 dakika sürer. o İkinci faz insülin salgısı: devamlı olan ve daha yavaş salgılanmadır. · İnsulin gıda yendikçe salgılanır. Karbonhidratlar en fazla insülin salgısına sebep veren gıdalardır. o Kan şekerini fazla yükselten gıdaların Gİ değeri yüksektir. (VV) · İnsülinin kanda yeteri kadar bulunmaması kadar yüksek oluşu da zararlıdır. o Yüksek Gİ’i gıdaların fazla miktarda ve aylar boyunca yenmesi ne devam edilmesi, insülyinin kanda hep yüksek kalmasına sebep olur. Yüksek kan seviyesindeki insülin fonksiyonunu yerine getiremez. Buna insülin direnci denir. Bir sonraki adım şeker hastalığıdır. o Yüksek Gİ gıda tüketiminini DM tip II ve kal hastalıklarının görülme riskini artırdığı ve düşük Gİ’li gıdalarla beslenen DM tip I’li vakalarda kan şekerini ayarlamaktan sorumlu HbA1c seviyelerinin düzenlenebildiğini gösteren araştırmalar vardır. Ayrıca bu tip beslenmenin HDL’yi artırdığı bilinmektedir. · Fonksiyonları: o Kan şekerinin vücudun tüm hücrelerine girişini sağlaması nedeniyle enerji depolanmasını sağlayan bir hormondur. o Yağların yağ dokusundan çözünmesine engel olan bir hormondur. o Karaciğerde glikojenden şeker oluşumunu engeller. · Kanda insülinin yüksek olması sişmanlığı baş sebeplerinden bir tanesidir. İki önemli nedenden dolayı oluşur; o Yüksek Gİ değerine sahip gıdaların devamlı ve fazla miktarda yenmesi § İnsülin kanda hep yüksek kalır § Kısa süreli doygunluk halleri ve sık acıkma atakları olur § Her iki sebep kilo alınımına sebep verdiği için insülinin kan seviyesini normal sınırlarda tutacak şekilde beslenme alışkanlığını kazanmak zayıflamak için önemlidir. o Bir öğünde aşırı kalori almak § İhtiyaç fazlası şeker yağa dönüştürülür. Yağ depolanmasını sağlayacak şekilde insülin artışı olur. · İnsülinin yokluğunda veya var olmasına rağmen fonksiyonel olamaması durumunda hipoglisemi, insülin direnci ve şeker hastalığı ortaya çıkar. İnsülin yetersizliği durumunda; o Yemek sonrası kan şekeri yükselir. Karaciğer ve diğer dokulara kan şekeri insülinin yeterince etkili olamaması i nedeniyle giremez ve kanda birikmeye başlar. o Karaciğerde şeker üretilmeye başlanır ve kana verilir, böylelikle kan şekeri daha da yükselir. AKŞ’nin 100 mg/dl’in üzerine geçmesi, karaciğerde şeker üretiminin arttığının bulgusudur. o Yağ dokusundan yağlar çözünür ve kanda yağ asitleri ve yağlar artar. Yağ iç organlar etrafında ve organlarda birikir, organların fonksiyonları bozulmaya başlar. Bu durum pankreası da etkileyeceği için zaten yetersiz olan insülin üretimi daha da abartılı hale gelir. · İnsülin direnci: o Kilolu kişilerde daha barizdir. o İnsülin hormonun yeterince etkili olamaması halidir. İnsülin sanki hücre ve kan damarları arasında şekerin hücrelere girmesine engel olan bir duvar gibi durur. Böylece şeker kas ve karaciğer başta olmak üzere hücrelere giremez ve kandaki değeri yükselir. o Pankreas daha çok çalışmak zorunda kalır, bu da pankreası yorar ve insülin salınımı daha da azalır, bu durum şeker hastalığının gelişimine sebep olur. · Glukagon ve adrenalin kan şekerinin ayarlanmasında görev yapan diğer hormonlardır. · Yağ dokusundan salgılanan leptin, adiponektin, TNF-alfa hormonlarının azlığı veya çokluğu şeker hastalığının gelişimine katkıda bulunur. · İnsülin yüksekliğinin bulguları; o Sık acıkma, şekerli gıdalara karşı artmış iştah o Sabahları yorgun kalkma, gün boyu yorgunluk hissetme ve özellikle öğmenden sonrası bitkinliği o Sabırsızlık ve öfke o Enerji azalması, yürüyecek halin kalmaması o Yemeklerden sonra ve gün içerisinde uyuklama o Konsantrasyon kaybı, beyin faaliyetlerinde azalma, sersemlik o Horlama ve uyku bozuklukları Şeker hastalığı · Kilolu kişilerde Tip II DM oluşma riski normal kilolulara göre 4 kat fazladır. · Tip II DM vakalarının %60-90’nu kiloludur. · Kilolu kişide şeker hastalığının 4 gelişim evresi vardır. Kişi bazen AKŞ yükselinceye kadar her hangi bir şeyin farkına varamaz. · Reaktif hipoglisemi: o Yemek sonrası insülinin kanda hızla yükselmesi ve kan şekerini düşürmesi halidir. o Hipoglisemi sırasında terleme, çarpıntı, TA yükselmesi gibi bulgular eşlik edebilir. o 3 ev 4. Saat şeker yükleme testlerinde kan şekerinin 80 mg/dl’in altına düşmesi ile tanı konur. · Açlık kan şekerinde bozukluk: o AKŞ 100-126 mg/dl arasındadır. o Tokluk kan şekeri normaldir. · Tokluk kan şekerinde yükselme: o Yemek sonrası 2. Saatte kan şekerinin 140-199 mg/dl arasında olması halidir. o Gizli şeker, prediabet ya da şeker tolerans bozukluğu olarak bilinir. o Gİ diyeti ile kişi geri döndürülebilir noktada olabilir. En azından DM ortaya çıkışı geciktirilir. · Aşikâr şeker hastalığı: o AKŞ 126 mg/dl’ nin üzerinedir. o Tokluk kan şekeri 2. Saatte 200 mg/dl’in üzerindedir. · Fazla kilolularda kan şekeri neden yükselir? o İnsülin rezistansının neden olduğu sonuçlar sebebiyle yükselir: § Pankreastan insülin salınımının azalması § Karaciğerde şeker üretiminin artması § Kan dolaşımında yağların artması § Kan şekerinin kas ve yağ dokusu tarafından hücre içine alınamaması · Fazla kilolularda şeker hastalığını oluşturan mekanizmalar nelerdir? o İnsülin hormonunun yüksekliği veya etki gösterememesi o Kanda yağların fazla olması o Yağ hücrelerinden şeker hastalığı yapan bazı hormonların fazla salgılanması · Fazla kilolu olmanın derecesi ve tipi ile şeker hastalığının ortaya çıkış riski arasındaki ilişki: o Fazla kilolu olmanın derecesi arttıkça o Fazla kilolu olmasının süresi uzadıkça o Vücut ağırlığındaki artış hızının fazla olması halinde o Erkek tipi yağlanma halinde şeker hastalığının ortaya çıkma riski de artar. · Fazla kilolular şeker hastalığından korunmak için neler yapmalılar? o İdeal kiloya ulaşılmalı o Gİ diyeti uygulamak: posalı gıdaları tüketmek, unlu ve şekerli gıdalardan uzak durmak, rafine gıdalardan uzak durmak o Yemeklerdeki yağ miktarı azaltılmalıdır. o Sıvı yağ tüketenlerde insülin hormonu daha iyi çalışır. Bu nedenle omega-3 tüketiminin şeker hastalığını önlediğini söylemek mümkündür. o Egzersiz yapılmalı (gündü en az 30 dakika yürüyüş) o Antioksidan kullanımı şeker hastalığını engeller (A,C,E vitaminleri, Se) İnsülin direnci: İnsülin rezistans sendromu: Metabolik sendrom: Metabolik travma: o HT + erkek tipi obezite + AKŞ’nin 100 mg/dl’den fazla oluşu + kan yağlarında yükselme (Trigliserit 150 mg/dl’in üzerinde) + HDL’de düşme (kadında 50 mg/dl, erkekte 40 mg/dl’nin altına düşmesi) hallerinin bir arada görülmesi halidir. o Başlangıç özelliği vücutta yağ miktarının artışıdır. o Daha sonra insülin yükselir. o Buna bağlı DM, kan yağlarında yükselme, TA yükselmesi ve fazla kiloluluk ortaya çıkar. o Hepatosteatoz +kanda ürik asit yüksekliği + PCOS / BPH eşlik eder. o Son yıllarda görümlü sıklığı artmaktadır. Ülkemizde orta yaşlı kişilerin %30’unda görülmektedir. o Ciddi bir sağlık sorunudur. o Sabah yorgunluğu, gece uykudan kalkıp tatlı yeme isteği, öğlen yemeği sonrası yorgunluk insülin direncinin göstergesidir. Öğün atlamak, kalıtım, hareketsizlik, unlu ve şekerli gıdaları tüketmek sebebiyle ortaya çıkar. Reaktif hipoglisemi: · Yemek sonrası kan şekeri düşüklüğüdür. · Yaşamı kötü etkiler: enerjiyi düşürür, halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı ve dönmesine sebep olur, iş verimi düşer, kişi kızgın ve öfkeli olur, soğuk terleme, titreme nöbetleri olabilir. Adrenalin salgısının tetiklenmesine bağlı anksiyete gelişebilir. Kişi derin bir açlık çeker, depresif olabilir. Alerjik bulgular ortaya çıkabilir. · Kar şekeri düşüklüğü veya yüksekliği beyin faaliyetlerini etkiler çünkü o Beyin vücut ağırlığının %2’sini oluşturmakla beraber total enerjinin %20’sini tüketir. o Beyinde enerji depolanmaz, beyin sürekli enerji ihtiyacını kan damarları yoluyla alır. Bu nedenle beyne sürekli enerji takviyesi gereklidir. o Beyne az şeker gitmesi halinde çalışması bozulur; unutkanlık, zihisel karışıklık ve yorgunluk, psikolojik problemler ortaya çıkar. o Asetilkolin hatırlama işlevinde önemli rol oynayan bir maddedir. Şeker asetilkolin yapımını artırır. Beyne yeterli şeker gitmemesi halinde unutkanlık meydana gelir. o Kahvaltı yapan öğrencilerin gün içi performansları daha iyidir. o Sıkıntılı-üzgün durularda kişi şekerli besinler yiyerek veya atıştırarak rahatlamak ister. Bunun sebebi bu atıştırmalar ile insülinle beraber seratonin hormonunun salgılanması ve kişiyi rahatlatmasıdır. Karbonhidratları çok az yiyen kişilerde seratonin salgılanması az olacağı için sinirlilik hali olur. · Bulgular: o Gün içerisinde acıkma ataklarının olması: özellikle saat 11 ve 16 civarlarında ve gece saat 2 civarında uyandıran tarzda (yani yemek yedikten 3 saat kadar sonra) o Bu ataklar sonrası kişinin özellikle şekerli gıdalara saldırma isteğinin olması o Öğleden sonra halsizlik, yorgunluk olması ve kişinin kahve içme isteği duyması o Zor uykuya dalma, kâbuslar görme, yastığın terden ıslanmış olması, özellikle yemeklerden sonra olmak üzere gün boyu uykulu olma, unutkanlık o Ataklarda ortaya çıkan sıkıntıların yemek yiyince geçmesi (yaklaşık 30-60 dakikalık bir rahatlama sonrası tekrar kan şekeri düşer ve şikayetler tekrarlar) o Sabahları huzursuz olarak kalkma, tartışmaya öfkelenmeye meyilli olma, bir şeyler yedikten sonra bu sıkıntıların hafiflemesi · Sebepler; o İnsülin yüksekliği o Dengesiz beslenme o Düşük kalorili diyet yapma o Öğün atlama o Fazla karbonhidratlı-nişastalı-yüksek Gİ’li gıda tüketme alışkanlığı § Sabah kahvaltıda şekerli ve karbonhidratlı gıdaların tüketilmiş olması § Öğlen yemeği sonrası tatlı yenmiş olması o Aşırı kafein tüketimi o Ailede şeker hastalığının olması o Fazla kiloluluk, fazla yağ dokusunun bulunması o Normal kilolu olup depresif yapıda olma ya da egzersiz yapmama o İnsülinoma o Böbrek ve karaciğer hastalıkları o Kortizol düşüklüğü o Hipofizin az çalışması o Alkol tüketimi o Şeker hastalığı · Nasıl önlenir? o Tam tahıllı ürünler tüketmek, o Posalı meyve sebze tüketmek o Protein tüketmek o Öğün atlamamak, 3 ara ve 3 ana öğün yemek o Az ve sık yemek o Rafine gıdalardan uzak durmak o Ceviz ve badem yemek o Kafein gibi kan şekerini düşüren gıdaları tüketmemek o Süt ve süt ürünlerini azaltmak o E, b6, c vitamini almak o Avakado yemek o Cr, Mg takviyesi yapmak
Kaynak : Dr.Ayşe Nur Okçu
Tür : Sağlık Tarih : 06.09.2011
[ Tüm yazılara ulaşmak için burayı tıklayınız. ]
İsim
e-posta
  • Ye, Dua et, Sev...Güzel bir film…
  • Kranial (Beyin) US İnceleme
  • Erişkin Tip Dekstrokardilerin Radyolojik İrdelenmesi
  • Hayat bir alışveriştir!
  • Fazla kilolu olmak ne demektir?
  • Stres ve sağlığımız
  • Kronik yorgunluk sendromu
  • Toksinler ve toksik yük tablosu
  • Sağlıklı Olmak için Kendimizi Tanımak
  • Fazla kilonun zararları
  • Açılış Sayfası Yap
    Sık kullanılanlara ekle
             

    www.btmygroup.com